Etiketler

, ,

OKUNDUKÇA NE KÖTÜ ESKİMESİ ŞİİRİN

Üç nokta; ve mavi perdelerin ardında kent vardı
Hangi cumartesi, bu kaçıncı paket, adamlar gelirdi çarşılardan
Yelkenli bir sokak düşünecektim, beyaz şapkalı gelincikler
Adamın biri sigarasını suya düşürecekti
Martılar sulara, kadınlar gururla çarşılara
Ben şiir yazacaktım, canım sıkılıyordu, eski şeylerden bıkmıştım
Yemek ye, diyor annem, hep alışkanlıklarım sonunda.
Kamü’ymüş yok bilmem kimmiş, bilincim çatlayacak
Her şey senin saçlarından çözüldükten sonra başlayacak.

Masa örtülerinin serilmek midir gerçeği? Hep bildik sözcüklere sığınmak ne kötü
Koyvermeli kendini kişi -Ama nasıl bir renk bu-
Esinçlerin yanında bir yerden akşamların şiir düşünür gibi gelmesi
Tatlı ve yumuşak ayvalar…
Sonra midemin ağrıdığını büyütüp, korkacaktım
O veremli çocuğun kaçıncı aldanışında gelecekler
Her şey renksiz bir boşluğa dökülür
Şiir yazmak belki en güzel aldanıştır
Sonra resim filan yapacaklar, gidip şarap içecekler

Kendimi yepyeni bir gemici yapardım allah olsam
Ötelerde belki yeni şeyler vardı
Kudurmuş gibi yazmak geliyor içimden, açım anlıyor musun
Doktorlar buna ne derlerse desin
Kim en iyi bilebilir herhangi bir şeyi
Bir şeyi en iyi bilmek ne demektir
Hangi din eskimez

Ellerim ve bileklerim ve gözlerim şehvetle gıcıklanıyorlar
Yorgun suratlarınızı hiç ama hiç göresim gelmedi
İçimde bir sıkıntı dinamiti var ki, patlamazsa öleceğim
Şiir yazmak istiyorum, canım sıkılıyor, alışkanlıklarımdan iğreniyorum
Düşünmesem ve koyversem ellerimi belki çok şeyler söylerim
Tenha bir böcek gibi tavan arasına koşuyorum
Sen çirkin bir ihtiyar olmadan önce burnundan öpmeliyim.
                                                                                                      (1961)

Reklamlar