Tags

, ,

ELİF’İN NOKTALAMA İŞARETİ KEDİLERİ İÇİN 
GEÇ SAAT NİNNİLERİ 

Gece‘yim ben – karanlığın ucundaki
virgül takımadasında yerimi aldım
doğduğum gün: Bir uzun cümle ki
benden önce başlamış, benden nice
sonra bitecek, aradığımız anlamın
ortasında yapayalnız, karmaşık, kömür,
çıksam sokaklarda tamamlarım sizi
yaralayan eksiği: Çıkmam, çıkamam.

Tırnak‘ sam ben, bir ağacın uçarı
dalında ünlem, dalgınlar için rehber,
şaşkınlar için yârenim geldi geleli,
kimse dokunmazsa uykumun padişahı,
karnımda sıcak bir else diş ve kan,
bana baktığınız an tüylerin arasından
zalim pençe: Beni çağırmayın,
gelmem, gelemem, uğurum bile mağrur.

Orman’ken ben, köşeli parantezler
içinde hemen hep yarım bırakılmış
bir sözdüm: Onca evetin ortasında
hayır, sessizliğine erişesiye onca yırtıcı
ses, beni gurbetimde lütfen anımsayın:
Ağaçlardan kalın bir siste bir çift
gözden yayılan köredici ışığım belki,
mutlaka, asla, kimbilir size değecektir.

Duman‘ dım, izim kaldı. Hoyrat bir
silginin yokettiği yanyana üç nokta,
herşeyi ben sürüncemede bırakırdım,
söylenecekmiş söylenememiş: Susan
herşeyi, bendim. Şimdi çıkıp arasanız
ne ateşimden kanıt, ne sindiğim uzun
duvarlardan koku, gövdemi boşlukta
bir oraya bir buraya savuran yel kaldı.

      

Advertisements