Tags

, ,

EHRAM

Ey aşılmaz dağların ardında,
Ulaşılmaz beldelerden uzak,
Hasretin dallarını tutan sak,
Mavi, sonsuz bir tâkın altında!

Ey gülüşü sabahlardan gelen güzel,
Dünyası düşüncelerden geniş!
Ey göğsünde ilahî geriniş,
Rüyalarıma hükmeden güzel!

Nerde iğilen dalından yere
Portakalların düştüğü çardak,
Kadehe duyarak değen dudak,
Sevgiyle bakan göz, gecelere;

Yanmış ruhu titreten ilâhî,
Yapraklarda billûrlaşan seher;
Nerde çam kokan tahta testiler,
Geyik sesiyle çınlayan vâdi?

Yaldız dallarda çiçek yerine
Yıldız açmaz mı artık ağaçlar,
Yanmaz mı bin rüya ile saçlar
Kapanıp günün eteklerine?

Ey gülüşü sabahlardan güzel,
Dünyası düşüncelerden geniş!
Ey göğsünde ilâhî geriniş
Rüyalarıma hükmeden güzel!

Hakikate olmaz mı acep râm
Yıllardır beslediğim düşünce?
Çıkılmaz dağlardan da mı yüce
Hasretinle tırmandığı ehram?

                                                          Mehmet Ali Sel adıyla Ankara, Aralık 1936
                                                                                                     Varlık (1.1.1937)

Advertisements