Etiketler

, ,

    

Bu sırada, bir tümseğin arkasından birden ortaya çıkan bir bit, cırnaklarını çıkartarak, bana, ” Ne diyorsun bu işe?” dedi. Ama, ben, yanıtlamak istemedim onu. Oradan ayrılıp köprüye yöneldim. Özgün yazıtı silip onun yerine şunları yazdım: “Böyle bir gizi, bir hançer gibi, yüreğinde saklamak acı verir insana. Ama, ant içerim ki bu korkunç kale burcuna ilk kez girişimde tanığı olduğum şeyleri hiçbir zaman açıklamayacağım.” Yazıtı kazıdığım çakıyı korkuluk duvarının üzerinden fırlatıp attım; ve ister acımasız davranışlarıyla olsun, ister büyük sefaletin yol açtığı çıbanların iğrenç seyirliğiyle olsun, insanlığa uzun süre (sonsuzluk uzundur), gene ne yazık ki! acı çektirecek olan Yaratıcı’nın çocukluk kişiliğini hızla irdeleyip, böyle bir düşmanım olduğunu düşünerek, bir sarhoş gibi gözlerimi kapadım, ve keder içinde, sokakların labirentine daldım.

Reklamlar