Etiketler

, ,

FERMUAR

Kedileri besledim
                       Su verdim çiçeklere
Ortalığı toparladım
                       Ve okudum bir ara
Sonra aynaya baktım
                       Aynadaki giz yüzüme
İşte tam sırasıdır
                       Saklama söyleyiver
Sahi ne oldu senin
                       Dün gibi gençliğine

Çekiver kuyruğunu da
                       Dönüp ısırsın isterse
At gözlükleriyle geçen
                       Bu sümsük zamana
Duyurabilirsen sesini
                       De ki geride bıraktım
Menevişli bir süreci
                       Bir hüsrana başladım
Büyüyor içimde şimdi
                       Küf tutan ezikliği
Sonra şöyle devam et
                       Ne güzel bir ilkyazdı
Ilık leylâk kokuları
                       Dolardı göğsümüze
Ben yüzüne bakardım
                       Evcimen bir deniz
Gözlerinde durmadan
                       Kıyılarını yalardı
Sevdanın gölgesinde
                       Ne güzel bir ilkyazdı

Şunu sakın unutma
                       Eğer benimseyip de
Kullanmayı bilirsen
                       Ayrılıklardır bazen
Bir öznel buluşmanın
                       Tek gerçek odağı
Düşün yol ayrımında
                       Seni sana gösteren
Açılmış bir göz gibi
                       Şaşkın bakan budağı

Ve tartarak kendini
                       Yol ver sözlerine
Benim de bir zamanlar
                       Ahbaplarım vardı de
Soframda bet bereket
                       Şarabım tek durmaz
Oynaşırdı küpünde
                       Ben de gençtim elbet
Benim de bir zamanlar
                       Çiy düşerdi tenime
Diyelim beğenmedin
                       Hayıflanan bu girişi
De ki gözümle gördüm
                       Naylon çuval lifinden
Örüyorlar yuvalarını
                       Kuşlar bile günümüzde
Bak insanla birlikte
                       Yaşam da kirlendi
Neyleyim bu ömrün
                       Yaprak döken gerisini

Bir kapı tıklaması
                       Duyar gibi olursan
Sözün tam burasında
                       Önce git kapıya bak
İzin ver yüreğinin
                       Biraz soluklanmasına
Biri gelmişse eğer
                       Savmanın yolunu bul
Duyar gibi olmaktır
                       Gereken çünkü sana

Sonra şöyle devam et
                       Körükleyip ateşini
Köylü kurnazlığından
                       Kentli bilgiçliğine
Ben bu coğrafyada
                       Dolaştım hayli zaman
Bir ortak yan buldum
                       Benzeşmezler içinde
Sevmiyordu birbirini
                       Nedense hiç kimse
Ve de ki ben şimdi
                       Bir paslı fermuarı
Çekiyorum geçmişime
                       Açılmamak üzere
Sıkarak dişlerimi
                       Mayhoş bir hüzünle
Ben de genç oldum
                       Bir yerinde zamanın
Benim de gerinerek
                       Ay doğardı döşeğime

Şunu sakın unutma
                       Yakınmamak gerekir
Durmadan esip yağan
                       Kimsesizlik içinde
Ağlamadan sızlamadan
                       Her neyse bedeli
Doğruyu ve güzeli
                       Batarak hatırlatan
Bir kimse olmayı
                       İnsan hep giyinmeli

Şimdi bir daha şöyle
                       Bir daha ve şevkle
Ne güzel bir ilkyazdı
                       Leylâk kokan nefesiyle
Gündüzümüz gecemizle
                       Gizliden bakışırdı
Hamiyetli bir rüzgâr
                       Dolaşırdı köşe bucak
Dara düşüp bunalmışa
                       Biraz sevinç taşırdı
Ama boşunadır hepsi
                       Geçmiştir geçer gider
Bakmaz ardındaki
                       Savrulan güneşlere
Gel hele beni dinle
                       Hiç olmazsa hıncını al
Geçip giderken günler
                       Son kez şöyle keyifle
Çekiver kuyruğunu da
                       Dönüp ısırsın isterse

Kedileri besledim
                       Su verdim çiçeklere
Ortalığı toparladım
                       Ve okudum bir ara
Sonra aynaya baktım
                       Aynadaki giz yüzüme
Çarpıtıp dudağımı
                       Şöyle bir gülümsedim
Akşama karar verdim
                       Gidip Dinçer’i bulmaya

Zamanı sorgulamak
                       Aslına bakılırsa
İnsanı sorgulamaktır
                       Bütün yaptıklarıyla
İşte bunun içindir
                       Dilimizden düşmeyen
Hani şu gündelik
                       Saat kaç sorusunda
Duyulunca ürperten
                       İtici bir yan bulunur
Kaçı kaç geçiyordur
                       Kaç vardır ya da
Alnında bir damar
                       Birdenbire burulur
Sanki sana değil de
                       Yüreğinden sorulan
Olabildiğince arsız
                       Ve aç bir sorudur
Leylâklar açtığında
                       Kaçı kaç geçiyordur.

Reklamlar